Editörlükleri

Editörlük

Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün’ün Editörlükleri

408017

 

Maturidinin Düşünce Dünyası

Önemli bir kısmı tıpkıbasım olarak planlanan bu dizideki eserlerden olan Mâtürîdî’nin Düşünce Dünyası; Türklerin Müslüman olma sürecinde önemli bir rol oynamasına ve günümüzde dünyanın her köşesinde çok sayıda taraftarı olmasına rağmen yeteri kadar araştırılıp gün yüzüne çıkarılmamış olan Mâturîdîlik ve bu mezhebin kurucusu olan İmam Mâturîdî’nin hayatını, eserlerini, düşüncelerini ve günümüze etkisini ele almaktadır. İmam Mâturîdî’nin din ve dünya anlayışından Kur’an tasavvuruna, akıl ve vahiy kavrayışından tarih ve toplum yasalarına, siyaset kültürü ve yönetim erkinden ahlak kuramına kadar çok çeşitli konularda fikir ve görüşlerinin ele alındığı bu eser, dinî düşüncemizin ana damarlarından biri olan İmam Mâturîdî’nin düşünce dünyasını güncelleştirmeyi amaçlamaktadır.

 

 

select

 


Kelam El Kitabı

Önemli bir kısmı tıpkıbasım olarak planlanan bu dizideki eserlerden olan Mâtürîdî’nin Düşünce Dünyası; Türklerin Müslüman olma sürecinde önemli bir rol oynamasına ve günümüzde dünyanın her köşesinde çok sayıda taraftarı olmasına rağmen yeteri kadar araştırılıp gün yüzüne çıkarılmamış olan Mâturîdîlik ve bu mezhebin kurucusu olan İmam Mâturîdî’nin hayatını, eserlerini, düşüncelerini ve günümüze etkisini ele almaktadır. İmam Mâturîdî’nin din ve dünya anlayışından Kur’an tasavvuruna, akıl ve vahiy kavrayışından tarih ve toplum yasalarına, siyaset kültürü ve yönetim erkinden ahlak kuramına kadar çok çeşitli konularda fikir ve görüşlerinin ele alındığı bu eser, dinî düşüncemizin ana damarlarından biri olan İmam Mâturîdî’nin düşünce dünyasını güncelleştirmeyi amaçlamaktadır.

 

 

islam-inanc-esaslari-el-kitabi-kitabi-saban-ali-duzgun-Front-1

 

 

İslam İnanç Esasları El Kitabı

Önemli bir kısmı tıpkıbasım olarak planlanan bu dizideki eserlerden olan Mâtürîdî’nin Düşünce Dünyası; Türklerin Müslüman olma sürecinde önemli bir rol oynamasına ve günümüzde dünyanın her köşesinde çok sayıda taraftarı olmasına rağmen yeteri kadar araştırılıp gün yüzüne çıkarılmamış olan Mâturîdîlik ve bu mezhebin kurucusu olan İmam Mâturîdî’nin hayatını, eserlerini, düşüncelerini ve günümüze etkisini ele almaktadır. İmam Mâturîdî’nin din ve dünya anlayışından Kur’an tasavvuruna, akıl ve vahiy kavrayışından tarih ve toplum yasalarına, siyaset kültürü ve yönetim erkinden ahlak kuramına kadar çok çeşitli konularda fikir ve görüşlerinin ele alındığı bu eser, dinî düşüncemizin ana damarlarından biri olan İmam Mâturîdî’nin düşünce dünyasını güncelleştirmeyi amaçlamaktadır.

58

 

 

 

                                                                                                    Tabsıratü’l-Edille Fî Usûli’d-Dîn

Ebu’l Muîn en-Nesefi’nin kelâm ilmine dair hacimli bir eseridir.Eserde bilgi teorisi, âlemin yaratılması, Allah’ın varlığı ve sıfatları konuları yer almaktadır.(Tahkik)

 

 

dini-dusuncede-sorunlar-ve-yorumlarbae0d5db6b64f331d6ad3909ac9e6075

 

Dinî Düşüncede Sorunlar ve Yorumlar

Kur’an, insana bazı roller biçer ve bu rollerin yaşamda karşılık bulup bulmadığına bakarak da onu ‘değer’lendirir.
Bu rollerden ilki, insanın yeryüzündeki halifeliğidir. Bu role uygun yeteneklerle donatılan insan, yeryüzünde, gökyüzünde, bu ikisinin arasında ve yerin bağrında bulunanları ve uzayın uçsuz bucaksız derinliklerinde olup bitenleri algılayabilmekte, Allah’ın evrene egemen kıldığı evrensel yasaları işleterek her geçen gün gayb’ı şehadete, bilinmezi bilinire, görünmezi görünüre çevirmekte ve dışındaki dünyayı gücünün uysal nesnesi hâline getirmektedir. İnsan bu süreçte olağanüstü bir Güç kaynağından yararlanmakta, bu güçle birlikte ve bu gücün sağladığı yasa(l) imkanlarla evrenin bilinmezliklerini keşfedebilmektedir. İlk bakışta insana yabancı, ona tahakküm eder gibi görünen milyonlarca yasa aracılığıyla güçlü bir konuma yükselmekte, hareketlerine yön veren evrensel yasaları emrine alabilmekte ve bu evrensel yasalar aracılığıyla sürdürülebilir bir hayat inşa etmektedir. Hangi misyon, insanın yeryüzünde varlık aleminin önderliğini, idaresini ve gözetimini üstlenmesinden daha büyük olabilir ki!
İnsanın ikinci rolü tam da burada devreye girmektedir. Bu rol, üstün bir Güç tarafından yaratılan bu sistemin, kendisi de artık bir güç merkezi olarak tanımlanan insana emanet olarak verilmesiyle ilgilidir. Bu rol insanın bir taraftan, bu emanete karşı işlenen her suça, onu itibarsızlaştırmaya dönük her hamleye, üzerinde hayat sürenlerin onurlarına dokunan her eyleme reaksiyon göstermesini; diğer taraftan da dünyayı insanca ömür sürmeye değer bir mekâna dönüştürmesini zorunlu kılmaktadır.

İnsanlık tarihindeki güç çatışmalarının bu iki rol etrafında döndüğünü söylemek abartı olmaz. Tarih, güçlerini bu rollerin gerçekleşmesine harcayarak insanların geleceğini aydınlatanlarla, bu aydınlığı karartmaya çalışanların mücadelesinden ibarettir.